Su Üzerinde Yürüyen Kız isimli öykümden ufak bir kısım. Gerisi dergide :)
Deniz kenarındaki çimenlik alanda yere uzanmış, hayatımda meydana gelecek ufacık bir değişikliğin bile ne kadar güzel olacağının
hayali eşliğinde ilkbahar sabahına ait masmavi gökyüzünü izliyordum. Tıpkı hayatım gibi tek yaptıkları oradan oraya sürüklenmek olan bulutlar doğanın
güçlerine boyun eğerek yolculuklarına ağır ağır devam ediyorlardı. Sıkıcı olduklarını düşündüm. Gökyüzüne bakmaktan
yorulmuştum. Başımı yana çevirdiğimde belirsiz bir uzaklıktaki hareketlilik dikkatimi çekti, gözlerimi kısıp daha dikkatli baktım. Kayalıkların üzerinde
yürüyen bir kız ufak ve neşeli adımlar atarken suya iyice yaklaşmasına rağmen kararlı şekilde hiç yavaşlamadan ilerliyordu. Tuz kokulu suya ulaşması atacağı
son bir adıma kalmıştı. Yani şimdi durmalıydı fakat o son adımı da attığında yattığım yerden hızla doğruldum, sonra olanlara bakakaldım.